Türkiye enerji piyasaları özellikle son yıllarda çok önemli değişimlere sahne olmaktadır. Bu değişimler serbestleşme, özel sektöre açılma ve rekabetçi bir piyasaya yönelik olarak yeniden yapılanma şeklinde olumlu bir istikamette çevrilmektedir. Enerjinin hemen hemen bütün biçimlerinde hızlı ve istikrarlı bir talep artışına sahne olan ülke ekonomisi artan talebi karşılayabilmek amacıyla büyük oranlarda yatırım ihtiyacı içerisinde bulunmaktadır. İhtiyaç duyulan yatırımın yerli ve yabancı özel sektör sermayesi tarafından karşılanması ve bu amaçla gerekli yasal ve düzenleyici çerçevenin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi Türkiye enerji politikasının öncelikli hedefleri arasındadır.

Pazar fırsatları 4 farklı alanda incelenebilir:

• Elektrik Pazarı
• Doğalgaz Pazarı
• Petrol ve LPG Pazarları
• Çevreye Duyarlı Fırsatlar (Green Opportunities)

Türkiye, kişi başına enerji tüketiminde halen gelişmiş ülkelerin gerisinde yer almaktadır. Gelişmiş ekonomilerin en belirgin özelliklerinden biri olan kişi başına enerji tüketim seviyelerinin yüksekliği göz önüne alındığında istikrarlı ve hızlı bir şekilde büyüyen ekonomisi ile Türkiye’nin de kişi başına enerji tüketiminde kısa ve orta vadede gelişmiş ülkelerin seviyelerine gelmesi yaşanan sürecin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. İleri düzeyde bir kişi başına enerji tüketimine ulaşmak ise büyük miktarlarda alt yapı yatırımı gereksinimi ve bu yatırımların gerçekleştirilmesini sağlayacak finansal kaynakların sağlanmasını gerektirmektedir. Söz konusu yatırımlar, Türk siyasetçilerinin politikalarına uygun bir şekilde artan oranlarda özel sektör firmaları tarafından tamamıyla rekabetçi, şeffaf ve öngörülebilir bir enerji piyasası çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Yaşanan süreç sayesinde enerji sektörü Türk ekonomisinin parlayan yıldızı haline gelmiş ve özel sektörün ilgi odağı olma konumunu edinmiştir. İzlenen politikalar ve benimsenen ilkeler enerji sektörünün daha da şeffaf ve öngörülebilir bir yatırım alanı olmasını sağlamış ve bu husustaki kararlılık Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin her seviyesinde ısrarlı bir şekilde dile getirilmiştir.

Enerji sektöründe benimsenen politikaların belirleyici özelliklerinden biri, ortaya konan yasal düzenlemelerin ve ikincil mevzuatın uygulayıcılar tarafından hızlı bir şekilde uygulamaya geçirilmesi noktasında gösterilen azim ve kararlılık olmuştur.

Söz konusu sürecin beraberinde getirdiği yatırım olanakları özel sektörün göz ardı edemeyeceği boyutlardadır.